Orta Koridorda Tarihi Başlangıç: Çin-Türkiye-Avrupa Trenleri İstanbul'da
Pasifik Eurasia ile Çin Devlet Demiryolları China Railway arasında kurulan stratejik iş birliği kapsamında İstanbul’a ulaşan iki yük treni, Çin-Türkiye-Avrupa Demiryolu Hattı’nda tarihi bir dönüm noktasını simgeliyor. Düzenli yük taşımacılığının Orta Koridor üzerinden hayata geçmesi, Türkiye’nin küresel lojistikte üstlendiği rolü daha da güçlendiriyor.
Pasifik Holding’in uluslararası lojistik şirketi Pasifik Eurasia ile Çin Devlet Demiryolları China Railway arasında imzalanan stratejik iş birliğiyle hayata geçirilen düzenli yük taşımacılığı hattında, 9 Temmuz’da Çin’den yola çıkan iki yük treni Çin sınırından itibaren 15 günlük yolculuğun ardından Marmaray Halkalı İstasyonu’na ulaştı. Yaklaşık 800 metre uzunluğundaki trenler; Çin’in Chengdu şehrinden yola çıkan 55 konteyner ve Chongqing şehrinden çıkan 43 konteyner olmak üzere toplamda 98 konteynerlik yük taşıyor. Chongqing çıkışlı ve Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye ulaşacak olan tren, yaklaşık 11.000 kilometrelik bir hat üzerinde ilerliyor. Chengdu’dan hareket eden ve Polonya’nın Lodz kentine yönelen ikinci tren ise 10.400 kilometrelik bir güzergâhı kat ediyor. Çin-Türkiye-Avrupa demiryolu hattında, Orta Koridor üzerinden gerçekleşen yük trenlerinin Türkiye’ye ulaşması dolayısıyla düzenlenen tarihi karşılama törenine; Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ve Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Erkan katıldı.
Türkiye’nin doğu-batı ekseninde lojistik üs konumunu güçlendiren bu tren seferleri, stratejik bir ticaret hattının faaliyete geçmesi açısından düzenli taşımacılık kritik bir eşiği temsil ediyor.
“Orta Koridor’da yeni bir dönem başlıyor”
Törende konuşan Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Erkan, hattın sadece lojistik değil, stratejik ve bölgesel etkileri açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün Türkiye-Çin-Avrupa Demiryolları Hattı’nda Orta Koridor güzergahında yeni bir döneme girdik. 2019’da Demir İpek Yolu vizyonuyla kurduğumuz Pasifik Eurasia olarak bu zamana kadar pek çok deneme seferi yaptık. Bu süreçte yaşanan aksaklıkların giderilmesi amacıyla güzergahtaki tüm ülkelerle toplantılar ve iş planları yapıldı. Zorluklara rağmen Orta Koridorun ülkemiz açısından vazgeçilmez olduğunu her platformda vurguladık. Bugün bu tarihi ana ulaşmak için demiryolu lojistiğinde çok önemli adımlarla, büyük başarılara imza attık. Haziran ayında Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nda sonuçlandırdığımız stratejik iş birliğine bağlı olarak, Chongqing ve Chengdu şehirlerinden yola çıkan ve bu büyük potansiyelin başlangıcı niteliğindeki iki yük trenini karşılamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu başarının temelinde, şirketimizin vizyoner bakışı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın liderliği, TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin teknik gücü ile Çinli partnerlerimizle kurduğumuz iş birlikleri var. Bu süreçte bakanlığımızla birlikte birçok kez Çin’e ziyaretler yapıldı, pek çok görüşme gerçekleşti. Bu proje Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında küresel ölçekte nasıl bir rol üstlendiğini net bir biçimde gösteriyor. Trenlerin Çin sınırından 15 günde İstanbul’a ulaşması, şirketimizin uluslararası anlaşma ve işbirliklerini, altyapımızın gücünü ve stratejik konumumuzu teyit eden önemli bir göstergedir.”
“Orta Koridorun potansiyelini hayata geçirmeye kararlıyız”
Pasifik Eurasia’nın demiryolu lojistiğini odağına aldığını belirten Erol Erkan, Kuşak Yol Girişimi ile ilgili uyumlu bir hedefle ilerlediklerini belirterek, “China Railway ile yaptığımız işbirliği kapsamında en önemli hedefimiz, Kuşak Yol Girişimi’ne ivme kazandırarak Türkiye üzerinden Orta Koridor’un gelişimine katkı sağlamak ve bu sayede bölge ve güzergâh üzerindeki ülkelerin ekonomik büyümelerine destek olmaktır. Bu çerçevede kadim bir geçmişi olan, yük taşımacılığında alternatif rotalara kıyasla güvenilir, sürdürülebilir ve zaman tasarrufu sağlama potansiyeline sahip olan Orta Koridor hattını canlandırmak ve taşıdığı stratejik değeri ortaya koymak için önemli girişimlerde bulunduk. Bu girişimlerin sonucunda da Orta Koridor üzerinden gerçekleştirilen Çin-Türkiye-Avrupa trenlerini karşılamış olmaktan onur duyuyoruz” dedi.
Türkiye, taşımacılığın stratejik merkezine yerleşiyor
Türkiye’nin uluslararası tedarik zincirinde aktif ve belirleyici bir aktör haline geldiğini vurgulayan Erkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bildiğiniz gibi Orta Koridor, Çin’den başlayıp Kazakistan, Hazar Denizi ülkeleri, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan alternatif bir ticaret güzergahı. Bu rota bir alternatif olmanın da ötesinde hem coğrafi hem de ekonomik açıdan Türkiye’ye büyük fırsatlar sunuyor.
Orta Koridor’da büyüme adımı
Yaptığımız iş birlikleri kapsamında Orta Koridor üzerinden ilk etapta yılda 1.000 adet blok tren seferine ulaşılmasının hedeflendiğini dile getiren Erol Erkan, Pasifik Eurasia olarak hedef rakamlarına kısa sürede ulaşılacağını ve orta vadede katlanarak büyüyeceğini öngörüyoruz. 2024 itibarıyla Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu hattının yıllık taşıma kapasitesinin 5 milyon tona ulaşmış olması, bu hat için çok önemli bir gösterge. Ayrıca, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi altyapı projeleri ile ülkemizin transit kapasitesinin önemli oranda artacağı öngörülmektedir. Tüm bu gelişmeler, hem ülkemizin lojistik merkez olma konusundaki stratejisini hem de Pasifik Eurasia’nın BTK ve Orta Koridorda ana oyuncu olma hedefini desteklemektedir. Pasifik Eurasia olarak bizi heyecanlandıran en önemli konu ise Orta Koridor ve bu koridoru odak haline getiren şirket olarak Türkiye ekonomisine ve bölgesel ticaret hacminin artmasına ciddi katkı sağlayacak olmamızdır.” diye konuştu.
“Türkiye, Orta Koridorda belirleyici bir aktör konumunda”
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin Orta Koridor’daki konumuna değinen Erol Erkan, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin Orta Koridordaki rolü sadece bir geçiş ülkesi olmaktan çok daha ötedir. Türkiye bu güzergâh üzerindeki en kritik halkalardan biridir. Yükün sahibi olarak Çin nasıl hattın başlangıcında güzergahlar konusunda belirleyici ise, Türkiye’de lojistik dağıtım merkezi olma vizyonuyla tercih edilirliğin tam merkezinde önemli bir konumdadır. Biz de bu bilinçle attığımız her adımda Orta Koridorun güçlenmesi ve lojistik kapasitesinin artmasına katkı sunmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu uzun soluklu çalışmalarımızın sonuçlarını görmüş olmak Pasifik Eurasia olarak bizim için hem gurur verici hem de daha büyük hedefler için ilham kaynağıdır.”