Pasifik Eurasia iş birlikleri, yatırımları ve ilk uluslararası DTİ olarak 2 milyon ton hedefi ile lojistikte büyüyor

Pasifik Eurasia iş birlikleri, yatırımları ve ilk uluslararası DTİ olarak 2 milyon ton hedefi ile lojistikte büyüyor

19 Kasım 2024

6 dk

‘Pasifik Eurasia DTİ Türkiye’nin lojistik anlamda köprü olmasına büyük katkı sağlayacak’

Türkiye’de uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösteren ilk özel demiryolu tren işletmecisi (DTİ) olarak çok önemli bir adım attıklarını ifade eden Dur, “2013 yılında çıkan 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi kanunu ülkemizde özel sektörün demiryolu tren işletmecisi olmasının önünü açmış 2017 yılında iki şirket DTİ belgesi alarak çalışmalarına başladı. 18 Ekim 2024 itibariyle ise Pasifik Eurasia DTİ ülkemizde üçüncü demiryolu tren işletmecisi olarak faaliyetine başladı. Ancak DTİ olarak farkımız; bizden önceki DTİ’ler yurt içinde kendi yüklerini taşımak için bu şirketleri kurmuşken, biz uluslararası taşımaları hedefe koyarak, tüm sektöre hizmet etmek amacıyla kurulmuş ilk DTİ şirketiyiz. Bu kapsamda kendi işlettiğimiz lokomotif ve vagonlarımızla sektörün tamamına uluslararası taşıma hizmeti sunmaya başladık. Özel sektörün dinamizmi sayesinde sunulan bu hizmet, ülkemizde demiryolunun gelişimi açısından çok kritik bir aşamadır. İstanbul-Avrupa parkurunda faaliyet gösterecek Pasifik Eurasia DTİ trenleri, Türkiye’nin lojistik anlamda bir köprü vazifesi görmesine büyük katkı sağlayacak ve iş hacmimizi önemli ölçüde arttıracaktır. Hedefimiz kısa vadede Avrupa hattında taşımacılık kapasitemizi yüzde 50 oranında arttırmaktır” diye konuştu.

Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Başkanı F. Nusret Dur, Pasifik Eurasia olarak 2019 yılında girdikleri lojistik sektöründe pek çok ilke imza attıklarını söyledi. Çin-Türkiye ve Türkiye-Çin blok tren seferleri, Türkiye-Rusya blok tren seferleri gibi ülkemiz dış ticaretinde etkisi olan pek çok stratejik ve önemli taşımaların ilklerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Dur, “Ülkemizde uluslararası taşımacılıkta demiryolunun payının artırılması misyonuna paralel olarak, öncelikle Kuşak Yol projesinin önemli bir parçası olan orta koridor ve sonrasında ise Avrupa yönünü de dahil ederek Orta Asya’dan ve Çin’den Türkiye ve devamında Avrupa’ya veya tersi yönde kesintisiz taşıma yapılabilmesi için pek çok yatırım yaptık, pek çok iş birliğine de imza attık. Terminal yatırımlarımız hali hazırda devam ediyor. Çin-Türkiye-Avrupa ekseninde iş hacimlerini artırmak ve Türkiye’nin bu güzergâh üzerindeki stratejik önemini pekiştirmek amacıyla halen yeni iş birliktelikleri oluşturuyoruz. Bu bağlamda, Gürcistan ve Azerbaycan ile partner olarak yürüttüğümüz Bakü-Tiflis-Kars (BTK) hattı üzerindeki çalışmalar sayesinde Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Çin ve diğer Asya ülkelerinden Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya demiryolu ile taşınacak yüklerin kapasitesini artırdık. Avrupa’da Almanya, Macaristan, Slovakya gibi ülkelerde büyük iş birliği anlaşmaları imzaladık. Kapıdan kapıya teslim modeli ile Avrupa’da bütünleşik lojistik çözümler üreten bir şirket alt yapısı oluşturduk” dedi.

‘Orta koridoru merkezimize aldık’

BTK hattında yapılan iyileştirmeler ve kapasite artırım çalışmalarının tamamlanmasının sonuçlarını vermeye başladığına dikkat çeken F. Nusret Dur, şunları söyledi: “Sonuçta bu hat Çin’den Avrupa’ya ülkemiz üzerinden uzanan orta koridorun en önemli parçasıdır. Çin Avrupa arasındaki lojistik güzergahlardan kuzeyde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı ve güneyde deniz yollarında yaşanan jeopolitik gerginlikler orta koridoru daha avantajlı hale getirmiştir. Yapılan yatırımlarda bu öngörülerin ve etkilerin sonuçlarıdır. Modernizasyon çalışmaları sonrasında yıllık kapasite 5 milyon tona yükselmiş olup, hali hazırda yıllık 1 milyon ton olan hacmin önümüzdeki dönemde kat kat artacağını göstermektedir. Şirket olarak orta koridoru merkezimize aldık ve buradaki potansiyele inanarak çıktığımız bu yolda yaşanan süreçler ne kadar doğru bir noktada olduğumuzu bizlere net olarak gösterdi. Dünya Bankası tarafından yapılan çalışmalarda bu hattın 2030 yılına kadar mevcut iş hacminin üç katına çıkacağı belirtiliyor. Kurulduğumuz ilk günden beri bu noktada yaptığımız girişimler, iş birliklerimiz ve BTK hattındaki çalışmaların tamamlanmış olmasının da etkisiyle bu güzergahtaki iş hacmimizin giderek artacağına hep birlikte şahit olacağız.”

Son çeyrekte önemli anlaşmalara imza attık

Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan ise, Türkiye’nin lojistik bir merkez haline gelmesi amacıyla Çin Türkiye taşıma koridorları üzerinde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Erol Erkan, “Kamuoyuyla da paylaştığımız şirket kurulumlarının yanı sıra son dönemde yaptığımız ziyaretler sonrasında Çin’de iki farklı bölgede lojistik iş birliği çerçeve anlaşmaları imzaladık. Bunlardan biri Çin’in en büyük şehirlerinden ve uluslararası ticarette çok önemli bir yeri olan Chongqing şehrindeki Yuxionu Lojisitik ile yaptığımız düzenli tren seferleri anlaşması. Diğeri ise Amazon, Temu, Tiktok Shop gibi büyük e-ticaret firmalarının faaliyetlerini sürdürdüğü elektronik ticaretin kalbi olan Yiwu şehrinde, bu firmaların üye oldukları birlik Yiwu Sınırötesi E-ticaret Birliği ile orta koridor üzerinden taşıma yapılması için iş birliği çerçeve sözleşmesi anlaşmasıdır” dedi.

Her iki görüşme ve anlaşma da ana fikir olarak Türkiye’yi merkeze konumlandırdıklarına dikkat çeken Erkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çin her eyalette lojistiği sübvanse etmektedir. Bu desteğin alınabilmesi için ise ilk şart blok tren olarak en az 41 konteynerin demiryolu ile taşınmasıdır.  Gerek Çin’den Avrupa’ya gerekse Avrupa’dan Çin’e tek bir noktadan bu kadar yükü konsolide etmek her zaman mümkün olmadığından, Türkiye varışlı ve çıkışlı tren seferlerini önerdik. Sonrasında Avrupa’ya münferiden dağıtım yapılabileceğini tersi yönde de bu sistematiğin çalışacağını ifade ettik. Bu ülkemizin bu koridordaki HUB olabilmesi için atılmış büyük bir adımdır. İlk etapta haftada bir sonrasında ise haftada üç trene kadar gerçekleşecek bu trenler orta koridorda yeni bir sayfa açacaktır.”

‘Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz’

Demiryolunun diğer taşıma modlarına göre çok daha çevreci ve sürdürülebilir bir taşıma modu olarak tercih edildiğini, Pasifik Eurasia olarak demiryolu taşımacılığını merkeze alarak, Asya ve Avrupa arasında hızlı, güvenli ve sürdürülebilir taşımacılık anlayışını benimsediğini anlatan Dur, şunları söyledi: “Lojistik sektöründe karbon ayak izini azaltmak ve demiryolu taşımacılığının çevre dostu bir model olarak yaygınlaştırılması öncelikli hedeflerimizden biridir. Bu vizyonla Ocak 2024’te ‘Yeşil Lojistik Belgesi’ aldık. Operasyonlarımızın çevreye olan etkisini en aza indirmeyi ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlıyoruz. Yeşil Lojistik belgemizi aldığımız Ocak 2024'ten bu yana karayolunu sadece kısa mesafeler için kullanıyor ve uzun mesafelerde demiryolu-denizyolu kombinasyonuna ağırlık veriyoruz. Diğer yandan karbon ayak izi konusunda Avrupa’da 2026 yılından itibaren uygulamaya geçecek olan Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması regülasyonlarının da farkında olarak, müşterilerimize bu bilinçle hareket etmelerini karayolu yerine demiryolunu tercih edebileceklerini, kapıdan kapıya teslim modelleri ile kaliteli hizmet alarak önümüzdeki süreçte ortaya çıkabilecek ilave maliyetlerden kurtulabilme imkânı sunuyoruz. Ülkemizde lojistik halen büyük oranda karayolu ve denizyolu ile gerçekleşiyor. Bu nedenle merkezinde demiryolu taşımaları olan şirketimiz, Ülkemiz demiryolu alt yapılarının giderek elektrikli hatlara dönüşmesiyle birlikte, yeşil lojistiğe gelecek dönemde en büyük katkıyı sağlayacaktır.”

“İhracatın cirodaki payı yüzde 95’lere yükselecek’

Pasifik Eurasia’nın uluslararası iş birlikleri ve BTK hattındaki modernizasyon ve bakım çalışmalarının tamamlanması, DTİ seferlerinin başlamasının etkisiyle iddialı hedefler belirlediğinin altını çizen Nusret Dur, şunları söyledi: “Şu anda tüm yatırımlarını yapmış, uluslararası iş birlikleri konusunda önemli adımlar atmış ve hali hazırda bu konudaki görüşmelerini sürdüren bir şirket olarak karşınızdayız. Rakamlara baktığınızda toplam ciromuzda ihracatın payı yüzde 90’lar seviyesinde. Artan iş hacmimiz ile birlikte ihracatımızın cirodaki payını yüzde 95’lere çekmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz 2024 yılını 50 milyon dolar ciro ile kapatmak. 2025 yılında ise bugüne kadar yaptığımız yatırımlar ve çalışmaların etkisiyle ciromuzu 2024 yılına göre üçe katlamayı hedefliyoruz.”

ÇEKİNCE



Bu internet sitesindeki bilgiler ve bazı dokümanlar güncelliğini yitirmiş olabilir. Pasifik Holding bu bilgileri güncelleyeceğine dair herhangi bir taahhüt vermemektedir. Bazı dokümanlarda ileriye dönük görüş ve tahmini rakamlar yer almaktadır. Bunlar Şirket yönetiminin gelecekteki duruma ilişkin şu andaki görüşlerini yansıtmaktadır ve belli varsayımları içermektedir. Ancak gerçekleşmeler, ileriye dönük görüşleri ve tahmini rakamları oluşturan değişkenlerde ve varsayımlardaki gelişim ve gerçekleşmelere bağımlı olarak farklılık gösterebilecektir.

Bu internet sitesinde yer alan bilgilere daire gecikmeler ve eksik veya hatalı bilgilerden internet sitesinin kullanımında doğabilecek zarar veya hasarlardan Pasifik Holding hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.

Pasifik Holding yönetiminden izin alınmadıkça hiçbir logo veya hak sahibi bulunduğumuz bilgi üçüncü kişilerce başka amaçla kullanılamaz.

Bu internet sitesi bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu internet sitesinde hiçbir şey Pasifik Holding veya Topluluk şirketlerinin hisselerine yatırım yapmaya yönelik değildir. İnternet sitesinin ve içeriğinin kullanımından doğan zararlardan Pasifik Holding ya da herhangi bir yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya çalışanı sorumlu değildir.